28 Temmuz 2016 Perşembe

CİLT LEKELERİNİ TANIYALIM

Cildimiz vücudumuzu koruyan bariyerleridir, ama ondan da öte insan vücudunda en başta gelen estetik algı merkezlerindendir. Cildimizin pürüzsüzlüğü duruluğu canlılığı karşı gözlerde direk pozitif ışıklar yakarken matlık, ciltte oluşan lekeler ve izler ne yazık ki o pozitif ışıkların sönmesine neden olur.
Ama sakın korkmayın cildimizin güzelliği bizim elimizde cildimizde yanan sinyalleri doğru okursak eğer bir hastalığı erken fark edebilir amansız çıkan lekelerin gizemini hızla çözebiliriz.
Özellikle yaz aylarında güneş ışınlarının hasarıyla vücudumuzda beliren bu istenmeyen misafirler nasıl oluşuyor? Birkaç nedeni var ama daha sık ve üzerinde durulanı derimizde bulunan cildimize renk veren melanin pigmentidir. Bu pigmentin üretiminde ki bozukluklar bu pigmentin az veya çok salgılanıyor olması birçok lekenin oluşumuna davetiye çıkarır.
Bu lekeler özellikle beyaz tenli insanlarda güneş kremi kullanılmasının ihmalinden ya da hızlı bronzlaşabilmek adına düşük faktörlü güneş kremi kullanımından kaynaklanmaktadır. Bu lekeler genellikle kahverengi bazı durumlarda da beyaz renkli melanin birikmesine bağlı olarak ve ne yazık ki kalıcı nitelikte gelişen lekelerdir.
Cildin kendini yenilemesinin yavaşladığı 35 yaş üstü kişilerde ve yaş ilerledikçe daha sık görülmekle birlikte gençler ve ergenlerde de bu sorun yaşanabilmektedir.
Bu güneş lekelerinden tıptaki adıyla Ephelisten kurtulmanın çeşitli yolları mevcuttur ama bu yollara başvurmadan önce yapılması gereken güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde veya güneşlenme amaçlı güneşe maruz kalınan durumlarda doğru güneş kremini seçmektir.
Genellikle güneş kremleri spf faktörünün minumum 30 ve üstü olduğu durumlarda koruyucu nitelik taşıdığından iklime, cilt tipinize ve güneşe hassasiyetinize göre seçmenizi öneririm. 30 faktörden sonra koruyuculuk açısından çok fark etmemesine karşın cilde zararları olabileceğinden gerekirse eczacınız veya bir uzman doktordan tavsiye alınız.
Güneşe bağlı lekeler haricinde ciltte oluşan diğer çeşitli lekeler melazma, solar lentigo, foto alerjik reaksiyonlar ve yara iyileşmesinden sonra oluşan lekeler olarak sınıflandırılır.
Melazma (klozma, hamilelik maskesi ) : Sık görülen bir cilt rahatsızlığıdır. Genellikle alın, burun ve dudak üstü, çene ve yanak bölgesinde farklı boyutlarda oluşabilen bu lekelere hamilelik sırasında meydana gelen hormonal değişiklikler ve doğum kontrol hapları olarak bilinen oral kontraseptifler sebep olabilmektedir. Cilt rengi nispeten daha koyu olan kadınlarda daha sık görülmektedir. Güneş ışınları ve cildi tahriş edici bazı bakım ürünlerinden korunmak lekelerin gelişimini ve yayılımını önlemek için esastır. Bu lekeler hormonal ritmin düzene girmesiyle geçebileceği gibi özellikle “hidrokinon” içeren reçetesiz satılan topikal kremlerle de tedavi edilebilir.
Fotoalerjik reaksiyonlar: Kimyasal maddelerin sebebiyet verdiği bu cilt rahatsızlığında kullanılan bazı kozmetik preparatlar ve ilaçlar ciltte lekelenmeye neden olabilmektedir. Bu durumlara neden olan etken madde veya yardımcı madde tespit edilmeli ve bundan sonraki topikal kullanımlarda preparatlar içerik açısından kontrol edilerek kullanımdan sakınılmalıdır.
Solar lentigo (yaşlılık lekeleri): özellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan bu lekeler güneşin uzun süreli maruziyetinin bir tepkisi olarak ciltte kendini göstermektedir. Güneş lekelerine benzer kimlikteki bu lekelerin renkleri açık kahverenginden siyaha doğru değişmektedir ve çok açık tene sahip insanlarda ve ırklarda genç yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir.
Yara iyileşmeleri sonrasında oluşan lekeler: Bu tür lekelere koyu renk cilde sahip insanlarda sık rastlanmaktadır. Sivilce ve yanık tarzı cilt sorunlarının iyileşme sürecinde zamanla lekelenmeye sebebiyet vermesinden kaynaklanmaktadır.
Çil: Ciltte özellikle güneşe maruziyetle beliren çiller doğuştan itibaren varlığını sürdürürler ve genellikle alın yanak burun üzeri ve çenede gözlenir ekseriyetle sarışın ve kızıl saçlı kişilerde melanin birikmesiyle oluşur. Güneşin etkisini kaybettiği mevsimlerde şiddeti ve görünümü azalan küçük turuncumsu lekelerdir.
Ciltte oluşan lekeler haricinde cilt tonunuzu takip etmeli “bugün çok solgun görünüyorsun”, “rengin sararmış” gibi uyarıları dikkate almalısınız. Çünkü bu belirtiler dolaşım sistemimizde kendini ifade eden karaciğer, böbrek, akciğer ve kalp ile ilgili çeşitli sorunların habercisi olabilir.
Size tavsiyem sevgili okurlar yılan gibi mevsimden mevsime değiştirebileceğimiz bir cildimiz yok ona iyi bakmalı beslenme ve psikolojik sağlığımızın cilde yansımasını yadsımamalı belli aralıklarla ikinci bir ayna yardımıyla vücudumuzdaki ton değişiklikleri, leke ve yaraları incelemeliyiz. Şüphe uyandıran ve tanıdık olmayan durumlarda dermatologlardan yardım almalıyız. Her yaşın güzelliğine has sağlıklı cildinizle ışıldamanız dileğiyle hoşçakalın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder