30 Eylül 2016 Cuma
Okur Deneyimi: HPV Kaptım, Bir Kolposkopi Hatırası Çek(tir)dim!
Yıllık Smear testimi yaptırma zamanım geldiğinde, Türkiye’ye dönmeme bir ay kalmıştı. Amerika’da özel bir üniversitede burslu öğrenci olarak okuduğumdan kapsamlı bir sağlık sigortam vardı; yaz tatili için Türkiye’ye dönmeden önce sağlık taramalarımı yaptırmak istiyordum (Türkiye’de sağlık güvencem olmadığından aynı testler için ücret ödemek zorunda kalacaktım). Kampüste bulunan türbanlı porno sağlık merkezinden randevu aldım.
Doktora hem Smear, hem HPV hem de kapsamlı CYBH (cinsel yoldan bulaşan hastalıklar) testi yaptırmak istediğimi söyledim. Doktor, genel sağlığım için önemli gördüğü için bu testlere diyabet ve kolesterol testlerini de ekledi. Ayrıca, hiç meme muayenesi olup olmadığımı sordu. Türkiye’deki jinekolojik muayenelerimde, yumurtalıklarımı ve rahmimi kontrol eden doktorların memelerimi kontrol etmediklerini o zaman fark ettim. Özel olarak talep mi etmek gerekiyordu bilmiyorum ancak mantar enfeksiyonu için gittiğimizde bile biz talep etmeden yumurtalıklarımızı ve rahmimizi kontrol eden doktorların (çoğunlukla) aynı özeni memelerimize göstermemeleri garip!
Kendi kendime meme muayenesini de henüz alışkanlık haline getirmemiştim. Soyundum ve kağıttan bir önlük giydim. Doktor muayene yatağına uzanmamı ve önlüğümün önünü açmamı istedi. Önce sözlü olarak neler yapacağını tek tek söyledi. Beni rahatlatmaya çalışıyordu. “Şimdi elimle dokunacağım, memenin üzerinde şöyle hareketler yapmalısın, ne çok bastırmalı ne de çok yumuşak olmalı hareketlerin, eline gelen şeyler memenin normal dokusu, farklı bir şey olursa onu hissedersin” diyerek uygulamalı anlattı. Hatta ben bir şey demeden, bir memem diğerine göre daha büyük olduğu için, bunun bazı kadınlarda görülen normal bir durum olduğunu söyledi. Testlere sıra geldiğinde ayaklarımı yatağın ucunda alçakta bulunan ayaklıklara koydum. Doktorun düğmeye basmasıyla yavaş yavaş bacaklarım yukarı yükselmeye başladı. Doktor yine “şimdi bakıyorum, ne yaparsam öncesinde söyleyeceğim, şimdi şunu yapıyorum şimdi bunu yapıyorum” diye özenli ve hassas bir şekilde davranıyordu. Hatta bünye bu hassasiyete alışık olmadığından mıdır nedir, “Ay tamam, ne yaparsan yap!” diyesim bile gelmedi değil! Şaka bir yana, jinekolojik muayene sırasında gösterilecek her türlü hassasiyetin ve özenin kadınları önemli şekilde rahatlatacağını düşünüyorum. Bunun nasıl olması gerektiği üzerine kadınlar ve doktorlar daha çok düşünmeli.
Doktorun açıklamaları arasında pamuklu çubuklar vajinama girip çıktı ve içinde sıvı bulunan plastik tüplere yerleştirildi. Tüpleri çıkarken laboratuvara bırakmam ve test sonuçlarını yaklaşık 1 hafta beklemem gerekiyordu. Sağlık merkezinden ayrılmadan önce resepsiyondaki görevli, sağlık bilgilerime daha hızlı ulaşabilmem ve doktorumla daha rahat haberleşebilmem için üniversitesinin online sağlık portalında bir hesap açmamı önerdi. Öyle de yaptım ve sonraki bir hafta boyunca test sonuçlarımı beklemeye koyuldum. Sağlık portalındaki hesabımda herhangi bir güncelleme olursa üniversite email adresime otomatik bilgilendirme emaili gelecekti.
Bir süre sonra, email beklerken bir telefon aldım. Sağlık merkezinden arıyorlardı ve test sonuçlarımla ilgili konuşmak istiyorlardı. Sağlık portalı hesabıma herhangi bir email gelmediğini söyleyince telefondaki kişi test sonuçlarımı sisteme yüklemeden önce benimle konuşmak istediklerini ancak bir kaç gündür bana ulaşamadıklarını söyledi. CYBH testlerim temiz çıkmıştı ancak başka bir sorun vardı.
HPV virüsü kapmıştım, Smear’imde ne olduğunu anlamadığım bazı hücresel değişiklikler görülmüştü ve her şeyin yolunda olduğundan emin olmak için bir işlemden geçmem gerekiyordu. Bu işlem sırasında hücresel değişimler görülen yerlere biyopsi yapılıp yapılmayacağına karar verilecekti ve gerekirse hemen orada biyopsi yapılacaktı. Biyopsi lafı hoşuma gitmemişti. Bir şeylerden şüpheleniyorlardı. En kötüsü ne olabilir diye sorunca telefondaki kişi her şeyin tedbir amaçlı yapıldığını ama sonuçlarda ‘kötü’ bir şey çıksa bile bunun illa ki kanser demek olmayacağını, ‘prekanser’ de olabileceğini söyledi. Pre-kanser (kanser-öncesi) lafını geçen yıl izlediğim bir İngiliz yapımı dizide duymuştum ilk kez.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)